SİNOP'TA "BAĞIMSIZLIK VE TOPLUMSAL
EŞİTLİK İÇİN ULUSAL YÖNETİM VE ENERJİ POLİTİKALARI" SEMPOZYUMU"
(19-20 KASIM 2011)
Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Genel Başkanı
Tansel Çölaşan, Sinopta Bağımsızlık ve Toplumsal
Eşitlik için Ulusal Yönetim, Enerji ve Politikaları Ulusal Yönetim ve Anayasa
konusunda konferans verdi.
ADD
Genel Başkanı Çölaşan; Sokaktaki Ses Sustuğu Zaman Korkun
Atatürkçü Düşence Derneği (ADD) Sinop Şubesi tarafından
düzenlenen sempozyumda konuşan ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, sokakta gaz
ve gözyaşartıcı bombalarla engel olunmaya çalışılan
gösterilerin gerçek demokrasi ve halkın sesi olduğunu söyledi.
Atatürkçü
Düşence Derneği (ADD) Sinop
Şubesi tarafından düzenlenen sempozyumda konuşan ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, sokakta gaz ve gözyaşartıcı bombalarla engel olunmaya çalışılan gösterilerin
gerçek demokrasi ve halkın sesi olduğunu söyledi. Çölaşan, "O ses asıl
sustuğu zaman korkun. Her medeni, her demokratik gerçeği işlemiş ülkelerde
sokak hareketi vardır. Bu halkın tepkisidir. Siyaset o halk tarafından
seçildiği için, o tepkiyi duymak ve görmek zorundadır" dedi.
ADD Sinop Şubesi tarafından düzenlenen
'Bağımsızlık ve Toplumsal Eşitlik için Ulusal Yönetim Enerji Politikaları
Sempozyumu'na ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan da katıldı. Sinop Halk Eğitim Merkezi'nde
gerçekleştirilen sempozyumda konuşan Çölaşan, ülke gündemiyle ilgili
açıklamalarda bulundu. Demokratik toplumlarda bireylerin doğruyu görerek
tepkisini ortaya koyduğunu belirten Çölaşan şunları söyledi:
"Sokakta eylem dedikleri ve gaz sıktıkları, göz yaşartıcı bombalarla engel
olmaya çalıştıkları toplantılar, gerçek anlamda demokrasinin ve halkın sesidir.
ve o ses asıl sustuğu zaman korkun. Her medeni, her demokratik gerçeği işlemiş
ülkelerde sokak hareketi vardır. Bu halkın tepkisidir. Siyaset, o halk
tarafından seçildiği için o tepkiyi duymak ve görmek zorundadır."
'BİZİM SANAYİCİMİZ ULUSAL DEĞİL'
Sanayicilerin sadece alışveriş merkezi açtığını öne süren ADD Genel Başkanı
Çölaşan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bizim ulusal sanayicimiz yok. Ulusal olmadıkları için kendi ceplerinin
dolmasına bakıyorlar. Ekonomi dergilerinde, dünyadaki zengin listelerinde
sayıları artıyor. Ama bunların halka hiç katkıları yok. Bugünkü nokta, tamamen
sıcak parayla yürütülen bir ekonomiden ibaret. Yatırım yapmayan bir ekonomi.
Yatırım yapmak istesen sana borç verilmiyor. Ödeyeceğini de bilsen verilmiyor.
Ama ne deniyor. Al sana para ama, kendilerilerini
yönetenlerin sözünden çıktıklarında o sıcak para çekilir ve siz Avrupa'dan beter krize düşersiniz.
Neden? Çünkü parayla duruyorsunuz. Bu çerçevede bir para politikası var. Size
şu an o yolu izlettiriyorlar ve krize sokmuyorlar. Aslında kriz var."
'TERÖR SİYASİ İRADEYLE BİTER'
PKK terörünü yenemeyen bir yönetime
sahip olunduğunu iddia eden Tansel
Çölaşan, şöyle konuştu:
"AB parlementosu 2003'de, 'Kürtlere özerklik
vereceksin, orada bir bölge kuracaksın' demiş. 1993 yılında da bu söz denmiş
ama koalisyon hükümetleri bunu dikkate almamış ve PKK terörünü yenmiş. 2002'den sonra
aynı terör zıplatılıyor ve bu sefer bu iktidar tamamen sıcak paraya bağlı olarak
iktidarda durduğu için bunu yapamıyor. Gidiyor gösteri yapıyor, havadan
bombalıyor. ya havadan nereyi bombalıyorsun. Havadan bombalamayı ilan ediyorsun
adamlar kaçıyor zaten. Sen gidiyorsun göstermelik bir şeyler yapıyorsun ve
orada çocuklarını kaybeden şehit anneleri bu politikayı bilmiyor. Çünkü
demokrasi kuralları işlemediği için, 'çocuğumu vatanıma şehit verdim' diyerek
ağlıyor ve 'diğer oğlumu da veririm' diyor. Ama bu bir kurtuluş savaşı değil,
çok rahat siyasi iradeyle bir günde bitirilecek olan bir terör."
'ORDUNUN SAYISI AZALACAK'
Bedelli askerlikle Türk ordusunun sayısının azalacağını dile getiren ADD Genel
Başkanı Tansel
Çölaşan sözlerini şöyle tamamladı:
"Ardından vicdanı ret çıkacak, o da sayıyı azaltacak. Sonuçta amaçlanan
200 bin Türk Ordusu olacak. Hiç böyle 200 bin Türk
Ordusu olur mu. Burada sen ordunu yok edemezsin. Burası
jeopolitik bir bölge. Ordunu bitiriyorlar. Hani milli savunma. Ekonomin milli
olamaz, siyasetin milli olamaz. Libya'ya
nerden çıktı bu NATO dersin, ertesi gün sen NATO'nun kuyruğunda gidersin onla
anlaşırsın. Sen Van'da açlıkla savaşır, yığılan
eşyaları ve yardımları dağıtamazsın. Birileri alır götürür. Oradaki halk aç ve
bitap kalır. Sen gidersin Somali'ye
Libya'ya yardım edersin."

Tansel
Çölaşan’dan ’özerklik’ iddiası
ADD Genel
Başkanı Tansel Çölaşan, ’AB parlementosu 2003’de, ’Kürtlere özerklik vereceksin, orada
bir bölge kuracaksın’ demiş’ dedi.
20
Kasım 2011 Pazar, 13:34:11
Atatürkçü Düşence Derneği
(ADD) Sinop Şubesi tarafından düzenlenen sempozyumda konuşan ADD
Genel Başkanı Tansel Çölaşan, sokakta gaz ve gözyaşartıcı
bombalarla engel olunmaya çalışılan gösterilerin gerçek demokrasi ve halkın
sesi olduğunu söyledi. Çölaşan, O ses asıl sustuğu zaman korkun. Her medeni,
her demokratik gerçeği işlemiş ülkelerde sokak hareketi vardır. Bu halkın
tepkisidir. Siyaset o halk tarafından seçildiği için, o tepkiyi duymak ve
görmek zorundadır dedi.
ADD Sinop Şubesi tarafından
düzenlenen 'Bağımsızlık ve Toplumsal Eşitlik için Ulusal Yönetim Enerji
Politikaları Sempozyumu'na ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan da katıldı.
Sinop Halk Eğitim Merkezi'nde
gerçekleştirilen sempozyumda konuşan Çölaşan, ülke gündemiyle ilgili
açıklamalarda bulundu. Demokratik toplumlarda bireylerin doğruyu görerek
tepkisini ortaya koyduğunu belirten Çölaşan şunları söyledi Sokakta eylem
dedikleri ve gaz sıktıkları, göz yaşartıcı bombalarla engel olmaya çalıştıkları
toplantılar, gerçek anlamda demokrasinin ve halkın sesidir. Ve o ses asıl
sustuğu zaman korkun. Her medeni, her demokratik gerçeği işlemiş ülkelerde
sokak hareketi vardır. Bu halkın tepkisidir. Siyaset, o halk tarafından
seçildiği için o tepkiyi duymak ve görmek zorundadır.
'BİZİM
SANAYİCİMİZ ULUSAL DEĞİL'
Sanayicilerin sadece
alışveriş merkezi açtığını öne süren ADD Genel Başkanı Çölaşan konuşmasını
şöyle sürdürdü Bizim ulusal sanayicimiz yok. Ulusal olmadıkları için kendi
ceplerinin dolmasına bakıyorlar. Ekonomi dergilerinde, dünyadaki zengin
listelerinde sayıları artıyor. Ama bunların halka hiç katkıları yok. Bugünkü
nokta, tamamen sıcak parayla yürütülen bir ekonomiden ibaret. Yatırım yapmayan
bir ekonomi. Yatırım yapmak istesen sana borç verilmiyor. Ödeyeceğini de bilsen
verilmiyor. Ama ne deniyor. Al sana para ama, kendilerilerini yönetenlerin sözünden çıktıklarında o sıcak
para çekilir ve siz Avrupa'dan beter krize düşersiniz. Neden Çünkü parayla
duruyorsunuz. Bu çerçevede bir para politikası var. Size şu an o yolu
izlettiriyorlar ve krize sokmuyorlar. Aslında kriz var.
'TERÖR
SİYASİ İRADEYLE BİTER'
PKK terörünü yenemeyen bir
yönetime sahip olunduğunu iddia eden Tansel Çölaşan, şöyle konuştu "AB parlementosu 2003'de, 'Kürtlere özerklik vereceksin, orada
bir bölge kuracaksın' demiş. 1993 yılında da bu söz denmiş ama koalisyon
hükümetleri bunu dikkate almamış ve PKK terörünü yenmiş. 2002'den sonra aynı
terör zıplatılıyor ve bu sefer bu iktidar tamamen sıcak paraya bağlı olarak
iktidarda durduğu için bunu yapamıyor. Gidiyor gösteri yapıyor, havadan
bombalıyor. Ya havadan nereyi bombalıyorsun. Havadan bombalamayı ilan ediyorsun
adamlar kaçıyor zaten. Sen gidiyorsun göstermelik bir şeyler yapıyorsun ve
orada çocuklarını kaybeden şehit anneleri bu politikayı bilmiyor. Çünkü
demokrasi kuralları işlemediği için, 'çocuğumu vatanıma şehit verdim' diyerek
ağlıyor ve 'diğer oğlumu da veririm' diyor. Ama bu bir kurtuluş savaşı değil,
çok rahat siyasi iradeyle bir günde bitirilecek olan bir terör."
'ORDUNUN
SAYISI AZALACAK'
Bedelli askerlikle Türk
ordusunun sayısının azalacağını dile getiren ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan
sözlerini şöyle tamamladı Ardından vicdanı ret çıkacak, o da sayıyı azaltacak.
Sonuçta amaçlanan 200 bin Türk ordusu olacak. Hiç böyle 200
bin Türk ordusu olur mu. Burada sen ordunu yok edemezsin. Burası
jeopolitik bir bölge. Ordunu bitiriyorlar. Hani milli savunma. Ekonomin milli
olamaz, siyasetin milli olamaz. Libya'ya nerden çıktı bu Nato
dersin, ertesi gün sen Nato'nun kuyruğunda gidersin
onla anlaşırsın. Sen Van'da açlıkla savaşır, yığılan eşyaları ve yardımları
dağıtamazsın. Birileri alır götürür. Oradaki halk aç ve bitap kalır. Sen
gidersin Somali'ye Libya'ya yardım edersin.
ADD Genel Başkanı Çölaşan: Abdülmecit Sempozyumu,
Bilimin Siyasallaşması
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)
Genel Başkanı Tansel
Çölaşan, Sultan Abdülmecid için TBMM tarafından düzenlenen
anma sempozyumunun, bilimin siyasallaşmasının bir örneği olduğunu söyledi.
Atatürkçü
Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Sultan Abdülmecid
için TBMM tarafından düzenlenen anma
sempozyumunun, bilimin siyasallaşmasının bir örneği olduğunu söyledi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Sinop
Şubesi'nce, Halk Eğitim Merkezi salonunda düzenlenen "Bağımsızlık ve
Toplumsal Eşitlik için Ulusal Yönetim, Enerji Politikaları Ulusal Yönetimi ve
Anayasa" konulu konferansta konuşan Tansel Çölaşan, Osmanlı Devleti
padişahlarından Sultan Abdülmecid
için düzenlenen anma sempozyumunu eleştirdi. TBMM'nin, tarihinde ilk kez bir
padişah için anma günü düzenlemesinin, Türkiye'nin içinde bulunduğu
siyasal, ekonomik ve toplumsal ortam nedeniyle üzerinde durulması gereken bir
olay olduğunu söyleyen Çölaşan, "Öncelikle Sultan Abdülmecit'in dönemini bilimsel
olarak ele alan, inceleyen bir akademik etkinliğin düzenlenmesinde herhangi bir
sakınca olmadığını belirtmek isteriz. Ancak sempozyumun mekanı ve zamanı işin
içerisine girdiğinde, söz konusu anma ile ilgili bazı kuşkular belirdiği bir
gerçektir. Hatırlatalım, 12 Haziran seçimleri
öncesinde, iktidarın seçim
yatırımı olarak ortaya attığı İstanbul'da
kanal projesini tanıtırken Başbakan; 'Bu proje Marmaray'la
birlikte Dedem Abdülmecit'e
aittir. Bunu benim dedem istedi. Onun için yapıldı bu proje' demişti.
Anlaşılan, Osmanlı imparatorluğunu Batı'nın sömürüsüne açan son dönem borçlanma
politikalarının da mimarı olan padişah Abdülmecit'i anmak için bir
sempozyum düzenlenmesi, sadece akademik bir yaklaşım olsaydı, gündemdeki bazı
tartışmalara da gerek olmayacaktı. Ancak söz konusu yaklaşım her yönüyle belli
bir siyasal düşüncenin yansıması olarak görünmektedir. Bilimin siyasete alet
olmasının ya da bilimin siyasallaşmasının bir başka örneği olarak karşımıza
çıkmaktadır" şeklinde konuştu.
TBMM, Osmanlı İmparatorluğu
padişahlarından Sultan 1. Abdülmecid'i ölümünün 150. yıldönümünde, 17-19 Kasım tarihleri
arasında düzenlediği Sultan Abdülmecid'i Anma Sempozyumu'yla anmıştı.
Konferansa Çölaşan'ın yanı sıra CHP Sinop
İl başkanı Mustafa Acun, Dr. Necdet Pamir, Cihan Sancak ve Sinop A.D.D. Başkanı Yalçın Oğuz
ile davetliler katıldı.

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan Sinopta
Atatürkçü
Düşünce Derneği(ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Sinopta
Bağımsızlık ve Toplumsal Eşitlik için Ulusal Yönetim, Enerji ve Politikaları
Ulusal Yönetim ve Anayasa konusunda konferans verdi
Tansel
Çölaşan, Atatürkçü Düşünce Derneği Sinop Şubesi'nce, Halk Eğitim Merkezi
salonunda düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, TBMM’nin, tarihinde ilk kez
bir padişah için anma günü düzenlemesi, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal,
ekonomik ve toplumsal ortam nedeniyle üzerinde durulması gereken bir olay
olduğunu etti. Çölaşan, “Öncelikle Sultan Abdülmecit’in dönemini bilimsel
olarak ele alan, inceleyen bir akademik etkinliğin düzenlenmesinde, herhangi
bir sakınca olmadığını belirtmek isteriz. Ancak sempozyumun mekanı ve zamanı
işin içerisine girdiğinde, söz konusu anma ile ilgili bazı kuşkular belirdiği
bir gerçektir. Hatırlatalım, 12 Haziran seçimleri öncesinde, iktidarın seçim
yatırımı olarak ortaya attığı İstanbul’da kanal projesini tanıtırken Başbakan;
“Bu proje Marmarayla birlikte Dedem Abdülmecit’e
aittir. Bunu benim dedem istedi. Onun için yapıldı bu proje” demişti.
Anlaşılan, Osmanlı imparatorluğunu Batı’nın sömürüsüne açan son dönem borçlanma
politikalarının da mimarı olan padişah Abdülmecit’i anmak için bir sempozyumun
düzenlenmesi, sadece akademik bir yaklaşım olsaydı, gündemdeki bazı tartışmalara
da gerek olmayacaktı. Ancak söz konusu yaklaşım her yönüyle belli bir siyasal
düşüncenin yansıması olarak görünmektedir. Bilimin siyasete alet olmasının ya
da bilimin siyasallaşmasının bir başka örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.şeklinde konuştu.
Gerze ve Yaykıl Köyü halkı 300 kişilik kolluk gücene
karşı baskısına rağmen mücadelesini sürdürdüğünü ifade eden Sinop A.D.D başkanı
Yalçın Oğuz, “ Devlet, vatandaşı tutacağı yerde haksız olan işverenin yanında
yer almıştır. Üstelik Termik Santral kurulması düşünülen arazide yolsuzluk
bulunmasına rağmen. Arazinin 10 yıllığına bir başkasına verilmiş olduğu ortaya
çıkmıştır." dedi.
Konferansa A.D.D Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Dr. Necdet Pamir, Cihan
Sancak CHP Sinop il başkanı Mustafa Acun ile davetliler katıldı.